Türkçe - İngilizce
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
İngilizce Eş Anlamlılar
Türkçe - İngilizce Cümleler
Çeviri
Reklamları Kaldır
Oturum Aç / Üye Ol
Işıkları Söndür
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Çeviri
Eş Anlamlılar
Cümleler
Araçlar
Kaynaklar
Hakkımızda
İletişim
Oturum Aç / Üye Ol
EN-TR
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İngilizce Eşanlam
Türkçe - İngilizce Cümleler
Türkçe - İngilizce
Geçmişi Gizle
Geçmiş Detayları
Geçmişi Sil
Geçmiş :
biholomorph
ring for
start switch
model experiment
polyhexamethylene
medium rate
this document
emission margin
vocal central
ceiling lighting
something about
Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau
Geçmiş
Cümleler
"something about"
teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Genel
1
Genel
key point (about something)
i.
işin püf noktası
2
Genel
key point (about something)
i.
bir işin püf noktası
3
Genel
feel a twinge of guilt about something
f.
vicdan azabı çekmek
4
Genel
pick one's brains about something
f.
tavsiye almak
5
Genel
feel raw about something
f.
bir olayı hazmedememek
6
Genel
be about something
f.
bir şeyle meşgul olmak
7
Genel
feel uneasy about something
f.
endişelenmek
8
Genel
have the wrong information about something
f.
yanlış bilmek
9
Genel
be so cynical about something
f.
kuşkuyla karşılamak
10
Genel
have a bee in one's bonnet about something
f.
kafasını takmak
11
Genel
have scruples about doing something
f.
vicdani nedenle bir şeyi yapmaktan çekinmek
12
Genel
have a bee in one's bonnet about something
f.
kafaya takmak
13
Genel
be vague about something
f.
tereddüt etmek
14
Genel
have information about something
f.
bilgi sahibi olmak
15
Genel
feel hopeful about something
f.
bir şeyden umutlu olmak
16
Genel
have a bee in one's bonnet about something
f.
aklını takmak
17
Genel
draw somebody out about something
f.
söyletmek
18
Genel
feel a twinge of guilt about (something)
f.
vicdan azabı duymak
19
Genel
feel raw about something
f.
birşey yüzünden kendini kötü hissetmek
20
Genel
be sticky about doing something
f.
isteksiz olmak
21
Genel
cross with somebody about something
f.
kızmak
22
Genel
be about something
f.
bir şey yapmak
23
Genel
be cross with somebody about something
f.
kızmak
24
Genel
rake about for something
f.
arayıp taramak
25
Genel
feel uneasy about something
f.
tedirgin olmak
26
Genel
talk about something
f.
lafını etmek
27
Genel
mess something about
f.
karıştırmak
28
Genel
draw somebody out about something
f.
konuşturmak
29
Genel
be optimistic about something
f.
bir şeyden umutlu olmak
30
Genel
feel sore about something
f.
kuyruk acısı olmak
31
Genel
be overjoyed (about something)
f.
etekleri zil çalmak
32
Genel
be extremely pleased (about something)
f.
etekleri zil çalmak
33
Genel
talk about something
f.
sözünü etmek
34
Genel
kick up a row (about something)
f.
mesele çıkarmak
35
Genel
kick up a row (about something)
f.
kavga çıkarmak
36
Genel
be in a stew about something
f.
paçaları tutuşmak
37
Genel
get pumped up about something
f.
havaya girmek
38
Genel
stop someone from worrying about something
f.
içine su serpmek
39
Genel
be assertive about something
f.
bir şeyde iddialı olmak
40
Genel
concern oneself about something
f.
bir şeyle ilgilenmek
41
Genel
be undecided about something
f.
kararsız kalmak
42
Genel
warn someone about something
f.
birisini bir şey hakkında uyarmak
43
Genel
argue with someone about something
f.
birisiyle tartışmak bir şey için/hakkında tartışmak
44
Genel
ask about someone or something
f.
(farklı kaynaklardan) soruşturmak
45
Genel
know very little about something
f.
bir şey hakkında çok az bilgisi olmak
46
Genel
know very little about something
f.
bir şeyi çok az bilmek
47
Genel
set about doing something
f.
bir şeyi yapmaya girişmek
48
Genel
know a thing or two (about something)
f.
(bir şeyler hakkında) bir iki şey bilmek
49
Genel
set about doing something
f.
bir şeye girişmek
50
Genel
embarrass someone about something
f.
birini bir konunda utandırmak
51
Genel
enlighten someone about something
f.
birini bir konuda aydınlatmak
52
Genel
feud with someone about something
f.
birisiyle bir şey için kavga etmek
53
Genel
read something about someone
f.
birinin hakkında bir şeyler okumak
54
Genel
feel regretfull about something
f.
içinde ukde kalmak
55
Genel
keep obsessing about something
f.
bir şeyi kafasına takıp durmak
56
Genel
know very little about something
f.
bir konu hakkında çok az bilgisi olmak
57
Genel
express the opinion about something
f.
bir konuda görüş bildirmek
58
Genel
be undecided about something
f.
bir şey hakkında kararsız kalmak
59
Genel
be undecided about something
f.
birşey hakkında kesin bir karara varamamak
60
Genel
trouble oneself about someone or something
f.
birini/bir şeyi dert ederek kendini üzmek
61
Genel
trouble oneself about someone or something
f.
birisini/bir şeyi dert ederek düşünmek
62
Genel
be worried about something
f.
bir konuda endişelenmek
63
Genel
in raptures about something
s.
kendinden geçmiş
64
Genel
embarrassed about (something)
s.
(bir konuda) mahcup
65
Genel
embarrassed about (something)
s.
(bir şeyle) ilgili utanmış/mahcup
66
Genel
embarrassed about (something)
s.
(bir konuda) utanmış
Öbek Fiiller
67
Öbek Fiiller
caution someone about something
f.
birini bir şeye karşı uyarmak
68
Öbek Fiiller
come clean (with someone) (about something)
f.
birisine dürüst olmak
69
Öbek Fiiller
come clean (with someone) (about something)
f.
birisine karşı dürüst olmak
70
Öbek Fiiller
bruit something about
f.
dedikodu çıkarmak/yaymak
71
Öbek Fiiller
carp at someone (about someone or something)
f.
birisine bir şey hakkında şikayette bulunmak
72
Öbek Fiiller
counsel someone about something
f.
birisine bir şey hakkında tavsiyede bulunmak
73
Öbek Fiiller
debate with someone about something
f.
biriyle bir şeyi tartışmak
74
Öbek Fiiller
stay after someone about something
f.
birine sürekli olarak birşeyi yapmasını hatırlatmak
75
Öbek Fiiller
keep on someone about something
f.
birine sürekli olarak birşeyi yapmasını hatırlatmak
76
Öbek Fiiller
keep at someone about something
f.
başının etini yemek
77
Öbek Fiiller
keep after someone about something
f.
başının etini yemek
78
Öbek Fiiller
stay after someone about something
f.
başının etini yemek
79
Öbek Fiiller
keep at someone about something
f.
birine sürekli olarak birşeyi yapmasını hatırlatmak
80
Öbek Fiiller
keep after someone about something
f.
birine sürekli olarak birşeyi yapmasını hatırlatmak
81
Öbek Fiiller
keep on someone about something
f.
başının etini yemek
82
Öbek Fiiller
keep something about
f.
birşeyi yanında/yakınında bulundurmak
83
Öbek Fiiller
lash something about
f.
şiddetle/hızla sarsmak/sallamak
84
Öbek Fiiller
litter something about
f.
ortalığa saçmak
85
Öbek Fiiller
mislead someone about something
f.
birini bir konuda yanlış bilgilendirmek
86
Öbek Fiiller
mutter something about someone
f.
biri hakkında bir şeyler homurdanmak
87
Öbek Fiiller
negotiate with someone about something
f.
bir şeyle ilgili biriyle müzakerede bulunmak/müzakere yapmak/pazarlık yapmak
88
Öbek Fiiller
tell someone about something
f.
birine bir şeyden bahsetmek
89
Öbek Fiiller
tell someone about something
f.
birine bir şey anlatmak
90
Öbek Fiiller
notify someone about someone or something
f.
birini bir konudan haberdar etmek
91
Öbek Fiiller
pester someone about something
f.
bir konuda birini rahatsız etmek
92
Öbek Fiiller
preach about something
f.
vaaz vermek
93
Öbek Fiiller
prattle about something
f.
bir şey hakkına çene çalmak
94
Öbek Fiiller
prattle away about something
f.
bir şey hakkında laklak etmek
95
Öbek Fiiller
prattle about something
f.
bir şey hakkında laklak etmek
96
Öbek Fiiller
prattle away about something
f.
bir şey hakkına çene çalmak
97
Öbek Fiiller
be sullen about something
f.
bir şey yüzünden surat asmak/somurtmak
98
Öbek Fiiller
pout about something
f.
bir şey yüzünden surat asmak/somurtmak
99
Öbek Fiiller
pout about something
f.
dudak sarkıtmak
100
Öbek Fiiller
be sullen about something
f.
dudak sarkıtmak
101
Öbek Fiiller
push someone about in something
f.
iterek götürmek/hareket ettirmek
102
Öbek Fiiller
reassure someone about something
f.
ile ilgili güven/güvence vermek
103
Öbek Fiiller
rant at someone about something
f.
bir şey hakkında birisine içini dökmek/dert yanmak/sızlanmak
104
Öbek Fiiller
remind someone about something
f.
(uyarı/hatırlatma olarak) birine bir şeyi hatırlatmak
105
Öbek Fiiller
say something about someone
f.
biri hakkında bir şey söylemek
106
Öbek Fiiller
scold someone about something
f.
birini bir şey ile ilgili azarlamak
107
Öbek Fiiller
scratch about for something
f.
bir şeyi bulmak umuduyla toprağı eşelemek
108
Öbek Fiiller
keep still about something
f.
bir konuda konuşmamak/sessiz kalmak
109
Öbek Fiiller
keep quiet about something
f.
bir konuda konuşmamak/sessiz kalmak
110
Öbek Fiiller
sulk about something
f.
bir şey için somurtmak/surat asmak
111
Öbek Fiiller
spout off about something
f.
bir şey hakkında böbürlenerek konuşmak
112
Öbek Fiiller
taunt someone about something
f.
birini bir konuda alaya almak
113
Öbek Fiiller
taunt someone about something
f.
birini bir konuda tiye almak
114
Öbek Fiiller
yammer away about something
f.
bir konuda konuşup durmak
115
Öbek Fiiller
update someone about someone or something
f.
birini son gelişmelerle ilgili bilgilendirmek
116
Öbek Fiiller
waffle on about something
f.
abuk sabuk konuşmak
117
Öbek Fiiller
waffle on about something
f.
zırvalamak
118
Öbek Fiiller
waffle on about something
f.
saçmalamak
119
Öbek Fiiller
waffle on about something
f.
boş boş konuşup durmak
120
Öbek Fiiller
keep on someone (about something)
f.
başının etini yemek
121
Öbek Fiiller
keep on someone (about something)
f.
birine sürekli bir şeyi yapması için dırdır etmek
122
Öbek Fiiller
keep at someone (about something)
f.
birine sürekli bir şeyi yapmasını hatırlatmak
123
Öbek Fiiller
stay after someone (about something)
f.
birine sürekli bir şeyi yapması için dırdır etmek
124
Öbek Fiiller
keep after someone (about something)
f.
birine sürekli bir şeyi yapmasını hatırlatmak
125
Öbek Fiiller
stay after someone (about something)
f.
başının etini yemek
126
Öbek Fiiller
stay after someone (about something)
f.
birine sürekli bir şeyi yapmasını hatırlatmak
127
Öbek Fiiller
keep at someone (about something)
f.
birine sürekli bir şeyi yapması için dırdır etmek
128
Öbek Fiiller
keep at someone (about something)
f.
başının etini yemek
129
Öbek Fiiller
keep after someone (about something)
f.
birine sürekli bir şeyi yapması için dırdır etmek
130
Öbek Fiiller
keep on someone (about something)
f.
birine sürekli bir şeyi yapmasını hatırlatmak
131
Öbek Fiiller
keep after someone (about something)
f.
başının etini yemek
132
Öbek Fiiller
bring something about
f.
bir şeyin olmasına neden olmak
133
Öbek Fiiller
have something about
f.
(bir şeyi) yanında/yakınında/çevresinde bulundurmak
134
Öbek Fiiller
carry (someone or something) about
f.
beraberinde taşımak
135
Öbek Fiiller
cast about for (something)
f.
olta sallamak
136
Öbek Fiiller
cast about for (something)
f.
plan yapmak
137
Öbek Fiiller
splash something about
f.
dökmek
138
Öbek Fiiller
carry someone or something about
f.
beraberinde taşımak
139
Öbek Fiiller
cast about for (something)
f.
bir işe metot/yöntem/çare/çözüm aramak
140
Öbek Fiiller
splash something about
f.
etrafa saçmak/sıçratmak
141
Öbek Fiiller
cast about for (something)
f.
araştırmak
142
Öbek Fiiller
carry (someone or something) about
f.
yanında taşımak
143
Öbek Fiiller
carry someone or something about
f.
yanında taşımak
144
Öbek Fiiller
cast about for (something)
f.
ne yapacağını düşünmek
145
Öbek Fiiller
carry someone or something about
f.
kucağında taşımak
146
Öbek Fiiller
carry (someone or something) about
f.
kucağında taşımak
147
Öbek Fiiller
splash something about
f.
çalkalanıp dökülmesine neden olmak
148
Öbek Fiiller
cast about for (something)
f.
kolaçan etmek
149
Öbek Fiiller
cast about for (something)
f.
aranıp/dolanıp durmak
150
Öbek Fiiller
brief someone about someone or something
f.
(birine bir kişi/konu hakkında) kısaca bilgi vermek
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of something about
×
Terim Seçenekleri
Çeviri Öner / Düzelt
Fransızca İngilizce Sözlük
İspanyolca İngilizce Sözlük
Almanca İngilizce Sözlük
İngilizce Eş Anlamlılar Sözlük
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy