something about - Türkçe İngilizce Sözlük

something about

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"something about" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
key point (about something) i. işin püf noktası
key point (about something) i. bir işin püf noktası
feel a twinge of guilt about something f. vicdan azabı çekmek
pick one's brains about something f. tavsiye almak
feel raw about something f. bir olayı hazmedememek
be about something f. bir şeyle meşgul olmak
feel uneasy about something f. endişelenmek
have the wrong information about something f. yanlış bilmek
be so cynical about something f. kuşkuyla karşılamak
have a bee in one's bonnet about something f. kafasını takmak
have scruples about doing something f. vicdani nedenle bir şeyi yapmaktan çekinmek
have a bee in one's bonnet about something f. kafaya takmak
be vague about something f. tereddüt etmek
have information about something f. bilgi sahibi olmak
feel hopeful about something f. bir şeyden umutlu olmak
have a bee in one's bonnet about something f. aklını takmak
draw somebody out about something f. söyletmek
feel a twinge of guilt about (something) f. vicdan azabı duymak
feel raw about something f. birşey yüzünden kendini kötü hissetmek
be sticky about doing something f. isteksiz olmak
cross with somebody about something f. kızmak
be about something f. bir şey yapmak
be cross with somebody about something f. kızmak
rake about for something f. arayıp taramak
feel uneasy about something f. tedirgin olmak
talk about something f. lafını etmek
mess something about f. karıştırmak
draw somebody out about something f. konuşturmak
be optimistic about something f. bir şeyden umutlu olmak
feel sore about something f. kuyruk acısı olmak
be overjoyed (about something) f. etekleri zil çalmak
be extremely pleased (about something) f. etekleri zil çalmak
talk about something f. sözünü etmek
kick up a row (about something) f. mesele çıkarmak
kick up a row (about something) f. kavga çıkarmak
be in a stew about something f. paçaları tutuşmak
get pumped up about something f. havaya girmek
stop someone from worrying about something f. içine su serpmek
be assertive about something f. bir şeyde iddialı olmak
concern oneself about something f. bir şeyle ilgilenmek
be undecided about something f. kararsız kalmak
warn someone about something f. birisini bir şey hakkında uyarmak
argue with someone about something f. birisiyle tartışmak bir şey için/hakkında tartışmak
ask about someone or something f. (farklı kaynaklardan) soruşturmak
know very little about something f. bir şey hakkında çok az bilgisi olmak
know very little about something f. bir şeyi çok az bilmek
set about doing something f. bir şeyi yapmaya girişmek
know a thing or two (about something) f. (bir şeyler hakkında) bir iki şey bilmek
set about doing something f. bir şeye girişmek
embarrass someone about something f. birini bir konunda utandırmak
enlighten someone about something f. birini bir konuda aydınlatmak
feud with someone about something f. birisiyle bir şey için kavga etmek
read something about someone f. birinin hakkında bir şeyler okumak
feel regretfull about something f. içinde ukde kalmak
keep obsessing about something f. bir şeyi kafasına takıp durmak
know very little about something f. bir konu hakkında çok az bilgisi olmak
express the opinion about something f. bir konuda görüş bildirmek
be undecided about something f. bir şey hakkında kararsız kalmak
be undecided about something f. birşey hakkında kesin bir karara varamamak
trouble oneself about someone or something f. birini/bir şeyi dert ederek kendini üzmek
trouble oneself about someone or something f. birisini/bir şeyi dert ederek düşünmek
be worried about something f. bir konuda endişelenmek
in raptures about something s. kendinden geçmiş
embarrassed about (something) s. (bir konuda) mahcup
embarrassed about (something) s. (bir şeyle) ilgili utanmış/mahcup
embarrassed about (something) s. (bir konuda) utanmış
Öbek Fiiller
caution someone about something f. birini bir şeye karşı uyarmak
come clean (with someone) (about something) f. birisine dürüst olmak
come clean (with someone) (about something) f. birisine karşı dürüst olmak
bruit something about f. dedikodu çıkarmak/yaymak
carp at someone (about someone or something) f. birisine bir şey hakkında şikayette bulunmak
counsel someone about something f. birisine bir şey hakkında tavsiyede bulunmak
debate with someone about something f. biriyle bir şeyi tartışmak
stay after someone about something f. birine sürekli olarak birşeyi yapmasını hatırlatmak
keep on someone about something f. birine sürekli olarak birşeyi yapmasını hatırlatmak
keep at someone about something f. başının etini yemek
keep after someone about something f. başının etini yemek
stay after someone about something f. başının etini yemek
keep at someone about something f. birine sürekli olarak birşeyi yapmasını hatırlatmak
keep after someone about something f. birine sürekli olarak birşeyi yapmasını hatırlatmak
keep on someone about something f. başının etini yemek
keep something about f. birşeyi yanında/yakınında bulundurmak
lash something about f. şiddetle/hızla sarsmak/sallamak
litter something about f. ortalığa saçmak
mislead someone about something f. birini bir konuda yanlış bilgilendirmek
mutter something about someone f. biri hakkında bir şeyler homurdanmak
negotiate with someone about something f. bir şeyle ilgili biriyle müzakerede bulunmak/müzakere yapmak/pazarlık yapmak
tell someone about something f. birine bir şeyden bahsetmek
tell someone about something f. birine bir şey anlatmak
notify someone about someone or something f. birini bir konudan haberdar etmek
pester someone about something f. bir konuda birini rahatsız etmek
preach about something f. vaaz vermek
prattle about something f. bir şey hakkına çene çalmak
prattle away about something f. bir şey hakkında laklak etmek
prattle about something f. bir şey hakkında laklak etmek
prattle away about something f. bir şey hakkına çene çalmak
be sullen about something f. bir şey yüzünden surat asmak/somurtmak
pout about something f. bir şey yüzünden surat asmak/somurtmak
pout about something f. dudak sarkıtmak
be sullen about something f. dudak sarkıtmak
push someone about in something f. iterek götürmek/hareket ettirmek
reassure someone about something f. ile ilgili güven/güvence vermek
rant at someone about something f. bir şey hakkında birisine içini dökmek/dert yanmak/sızlanmak
remind someone about something f. (uyarı/hatırlatma olarak) birine bir şeyi hatırlatmak
say something about someone f. biri hakkında bir şey söylemek
scold someone about something f. birini bir şey ile ilgili azarlamak
scratch about for something f. bir şeyi bulmak umuduyla toprağı eşelemek
keep still about something f. bir konuda konuşmamak/sessiz kalmak
keep quiet about something f. bir konuda konuşmamak/sessiz kalmak
sulk about something f. bir şey için somurtmak/surat asmak
spout off about something f. bir şey hakkında böbürlenerek konuşmak
taunt someone about something f. birini bir konuda alaya almak
taunt someone about something f. birini bir konuda tiye almak
yammer away about something f. bir konuda konuşup durmak
update someone about someone or something f. birini son gelişmelerle ilgili bilgilendirmek
waffle on about something f. abuk sabuk konuşmak
waffle on about something f. zırvalamak
waffle on about something f. saçmalamak
waffle on about something f. boş boş konuşup durmak
keep on someone (about something) f. başının etini yemek
keep on someone (about something) f. birine sürekli bir şeyi yapması için dırdır etmek
keep at someone (about something) f. birine sürekli bir şeyi yapmasını hatırlatmak
stay after someone (about something) f. birine sürekli bir şeyi yapması için dırdır etmek
keep after someone (about something) f. birine sürekli bir şeyi yapmasını hatırlatmak
stay after someone (about something) f. başının etini yemek
stay after someone (about something) f. birine sürekli bir şeyi yapmasını hatırlatmak
keep at someone (about something) f. birine sürekli bir şeyi yapması için dırdır etmek
keep at someone (about something) f. başının etini yemek
keep after someone (about something) f. birine sürekli bir şeyi yapması için dırdır etmek
keep on someone (about something) f. birine sürekli bir şeyi yapmasını hatırlatmak
keep after someone (about something) f. başının etini yemek
bring something about f. bir şeyin olmasına neden olmak
have something about f. (bir şeyi) yanında/yakınında/çevresinde bulundurmak
carry (someone or something) about f. beraberinde taşımak
cast about for (something) f. olta sallamak
cast about for (something) f. plan yapmak
splash something about f. dökmek
carry someone or something about f. beraberinde taşımak
cast about for (something) f. bir işe metot/yöntem/çare/çözüm aramak
splash something about f. etrafa saçmak/sıçratmak
cast about for (something) f. araştırmak
carry (someone or something) about f. yanında taşımak
carry someone or something about f. yanında taşımak
cast about for (something) f. ne yapacağını düşünmek
carry someone or something about f. kucağında taşımak
carry (someone or something) about f. kucağında taşımak
splash something about f. çalkalanıp dökülmesine neden olmak
cast about for (something) f. kolaçan etmek
cast about for (something) f. aranıp/dolanıp durmak
brief someone about someone or something f. (birine bir kişi/konu hakkında) kısaca bilgi vermek